Sosyal Mühendislik
Medya manipülasyonu ya da yönlendirmesi

Medya manipülasyonu ya da yönlendirmesi

Manipülasyon, yönlendirmek, etki altına almak, insanları istenildiği şekilde düşünmeye sevketmek şeklinde zihinsel süreçleri açıklamada kullanılan bir kavramdır. Haber kaynaklarımız eskisi kadar kısıtlı değil. Eskiden yazılı medya aracı olarak gazeteler, görsel olarak sadece televizyon vardı. Günümüzde ise internet ve internetin getirmiş olduğu milyonlarca insanı birbiri ile iletişime davet eden sosyal ağlar var. Bu sosyal ağlar o kadar büyüdü ve hızlandıki artık TV ‘den önce Facebook ve Twitter’dan alıyoruz önemli bir haberi. Hem TV Manipülasyonmedyasının hemde internetteki kaynaklarda haberlerin, olayların nasıl manipüle edildiğine değinelim biraz. Haberler bizlere ulaşmadan önce medya çalışanları tarafından şekillendirilirler. Realiteden uzaklaştırılmış, bilinçli olarak üretilen mesajlar ile sunulan haberler insanları düşünsel açıdan manipüle eder. Medya gücünü elinde bulunduranlar empoze etmek istedikleri fikirleri ellerindeki en kıymetli araç olan manipülasyon ile gerçekleştirebilirler. Medya gerçekliğin belli boyutlarını vurgulayıp belli boyutlarını örtbas ederek ya da kendi istediği şekilde değiştirerek yansıtabilir. Bu manipülasyondur. Yanlış veya yalan haber tehlikeli değildir. Birkaç saat belki bir kaç güne yalan olduğu ortaya çıkar öğrenebiliriz.Ancak manipüle edilerek bizlere sunulmuş gerçekler inandırıcı, kışkırtıcıdır. Manipülasyon maalesef kendini çok hızlı şekilde benimsetme gücüne sahiptir. Bu yüzden topluluklar manipüle edilmiş bir gerçekliğin arkasından sürüklenebilirler. Devamını oku

“Önce Ver Sonra Geri Al” Tekniği / SM

Önce ver sonra geri al tekniği (throw a ball technique)nde hedefe son derece cazip gelecek koşullar vaat edilir (ürün için oldukça düşük bir fiyat, uygun ödeme koşulları sunulması ya da oy isteyen biradayın seçmenlere en çok gereksinim duydukları toplumsal sorunları çözme sözü vermesi gibi). Bu vaadin etkisiyle hedef ürününüze, görüşünüze ya da adayınıza daha sıcak bakmaya başlar (Cialdini, 2001). Devamını oku