Motivasyonu sağlamak

Motivasyonu sağlamak

MotivasyonKişisel motivasyonumuzu sağlamak hepimizin kendi içinde kavgasını verdiği en önemli konulardan biridir. Sürekli kendi kendimize yöntemler, teknikler geliştiririz deneriz ya da iç konuşmalarla kendimizi gazlamaya çalışırız. Her insan için motivasyon değişkenlik gösteriyor. Herbirimiz farklı şekillerde motive oluyoruz. Belki hırslandığımızda, üzerimizde bir baskı olduğunda, hatta bazılarına biraz küfrettiğinizde işlerini daha iyi yaptıklarını ve daha fazla yoğunlaştıklarını görebilirsiniz. Evet. Motivasyon başarılı olabilmek için başlı başına bir güçtür.  -Motivasyon, Latince’de hareket etme anlamına gelen mot kökünden türetilmiş bir kelimeymiş.-  Buradan yola çıkarsak motivasyonumuzu kaybettiğimiz anlarda durup kara kara düşünmek yerine o anda harekete geçmemiz gerektiğini çıkarabiliriz. Latinceden gelme kelime dedik ya efendim, bizde ki asıl anlamı “güdü” dür.

Kendimizi neyin tetiklediğini, nasıl tetikleyeceğimizi keşfetmekte ayrı bir zorluk oluyor. “Bilmem kaç yıldır bu ruh bu bedende yaşıyor, bi zahmet artık onu da bilelim.” diyebilirsiniz. Kendimizde istekle, hevesle çalışma isteği uyandırabilen şeyler neler, ne yapınca geliyor ? Nerden, kimden geliyor ? , … ? , vs.

Birçok faktör günlük, haftalık.. motivasyon durumumuzu etkiliyor. Bakış açımız, yaşadığımız sorunları karşılama şeklimiz, yatağın sağından mı yoksa solundan mı kalktığımız, aile hayatımız, özel hayatımız… Tüm bunlar motivasyonumuzun inişler-çıkışlar yaşamasında ki en belirgin faktörler.

Ancak giriştiğimiz birşeyde motivasyonumuzu yüksek tutabilmemizi sağlayan en önemli etken işin/girişimin sonunda bir ödül olmasıdır. Sonuçta mükafatlandırılacaksak ya da istediğimiz birşeyi kazanacaksak, bu maddi veya manevi olabilir, o işi yapmak bizim için daha heyecan verici oluyor.

İşin ucunda ödül olması da yetmiyor. Birde çalışıp çabalamamız, mücadelemiz var. Yapıyorum ama tüm mücadeleme değer mi ? Boşuna mı bu kadar hırpalıyorum kendimi ? , …?, vb. sorular sürekli aklımıza gelir.

Bir de sanırım tam olarak ne istediğimizi bildiğimizde, nerede olmak istediğimizi gördüğümüzde daha iyi motive oluyoruz. Hayatımızın her dönemi istediğimiz şartlarda, istediğimiz mekanlarda olma şansına sahip olamasakta, istediklerimiz için motivasyonumuzu sağlamamız ve harekete geçmemiz bizi onlara ulaştırmakta daha yararlı olacaktır.

Tüm sevdiklerime, sevenlerime ve siz değerli okurlarım için bir alıntıyla yazıyı burada bitiriyorum.

 Her ne olursa olsun kendin olmak için asla geç değildir. Bunun zamanı yoktur, istdiğin zaman başlayabilirsin. Değişebilir ya da aynı kalabilirsin. Bu işin bir kuralı yoktur. Hayatımızı iyi ya da kötü yaşayabiliriz. Umarım seninki mükemmel olur. Umarım seni şaşırtacak şeyler yaşarsın. Umarım daha önce hiç hissetmediğin duygular yaşarsın. Umarım hayata başka bir pencereden bakan insanlarla tanışırsın. Umarım gurur duyduğun bir hayat yaşarsın. Ve eğer yaşamadığını düşünürsen, umarım içinde her şeye yeniden başlayacak gücü bulursun.

(Benjamin Button ‘ın Tuhaf Hikayesi )

Share this Story
Load More By Karabulut

Facebook Yorumarı

2 Yorumlar


  1. Fatma Akın

    01/23/2013 at 00:47

    Motivasyon mu dedi biri? http://www.mixcloud.com/aysuuygur/bilim-kazan-bolum-1-motivasyon/ Çok moleküler bir cevap 🙂

    Cevapla

    • Karabulut

      01/23/2013 at 08:27

      Güzel podcast olmuş 🙂 Bilimsel açıdan bakma tarafı senin işin.

      Cevapla

Bir Yorum Yaz

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Bunu da okuyabilirsin

Dijital Pazarlamada Kohort Analizi (Cohort)

Cohort kelimesinin malesef dilimizde sözcük olarak tam karşılığı bulunmuyor. ...