Sonunda okullarda üniformanın sonu geldi

Sonunda okullarda üniformanın sonu geldi

Üniformalı Eğitim BittiSon günlerde hepimizin tartıştığı farklı yorumlar yaptığı birçok yan etkisi olacak olan bir değişiklik oldu. Okullarda tek tip üniforma devri sona erdi. Şuan ki kılık kıyafet yönetmeliği 12 Eylül darbesinden sonra yürürlüğe girmişti. Bu değişikliğin doğru, yerinde ve geç kalınmış olduğunu düşünüyorum. 21. Yüzyılda hala okullarda kılık-kıyafet konuşuyor olmamız bile düşündürücüdür. Yüzüncü yılımızı düşünürken ve büyük hedefler ileri sürerken kılık-kıyafet, saç-sakal konuşuyor olmak, gündeme almak ve bunlarla meşgul olmak…

Bunun tek açıklaması birilerinin bu konular üzerinden sorun yaratarak faydalanıyor olmasıdır. En güzel bahane ise: Türkiye‘nin şartlarının bu bağımsızlığı kaldıramayacağının söyleniyor olmasıdır. Öğrenciler psikolojik olarak kötü etkilenecekmiş. Kimi aileler alabilirken kimileri alamayacak, kimisi giyecek kimisi giyemeyecekmiş. Aileler bu masrafın üstesinden gelemez vs. diyerek bu serbestliğe karşı geliniyor. Bunu söyleyenler ve savunanlar bir öğretmenin her gün öğrencinin karşısına takım elbiseyle çıkma zorluğunu da hesaba katıyorlar mıdır? Alan var alamayan var canım.

Velilerin kesesi düşünülüyormuş gibi öğrencileri tek tip üniformaya mahkûm bırakanlar, çocukların arasındaki sınıf farkının doğduklarından beri olduğunu görmüyorlar mı? Bu sınıf farkı bir önlükle mi örtülecek? Yasak koyduğun zaman çocuk dudağının altında ki sakala bant çekiyor, saçını uzatabilmek için doktordan rapor alıyor.

Onca yıldır bu kılık kıyafet yönetmeliği var. Öğrenci ne yapıyor? Kravat belinde okula geliyor. Ne kadar baskı olursa olsun, yaptırım olursa olsun değişen bir şey, iyiye giden bir eğitim sistemi var mı? Avrupa ‘dan örnek vermek iş değil ama eğer o tarafa bakacak olursak, Avrupa ‘da sadece üst düzey devlet yetkilileri takım elbise giyer, kravat takar.  Olacak iş değil. Bu nasıl disiplinsizlik, bu ne aymazlık, bu ne… der bizimkiler. Ama Avrupa’da adamların kılık-kıyafetle, saç-sakalla uğraşacak vakitleri yok. Zaman onlar için böyle ipe sapa gelmez şeylere harcanacak kadar değersiz değil.

Ayrıca üniformalar ilkokullar için değil, liseler için (ortaöğretim) kaldırılıyor. Evlatlarınız o yaşa geldiklerinde ne giyeceklerine karar verecek kadar olgunlaşmamışsa suç sizdedir. Biz lisede ne giyeceğimize karar verebiliyorduk. Diyelim ki yeterince olgun değiller yine de kocaman kıza erkeğe üniforma dayatmak çağdaşlık, ilericilik değildir. Fakirinden zenginine hemen her öğrenci öğrenim hayatında bir yılda olsa dershaneye gidiyor. Dershanede üniforma mı var? Orada öğrenciler kılık kıyafet yarışı içinde mi? Hayır! Çünkü ders, sınav yarışı içindeler.

Zaten ortaokul ve liselerde çocuklar üniformalarının üzerine istedikleri gibi renkli hırka, mont, çorap giyebiliyorlar. Ayakkabıda bir standart yok. Hal böyleyken bırakalım da istedikleri pantolonu, hırkayı giyebilsinler.

Karşı çıkanların bakış açısıyla: ..,14, 15, 16 yaşındaki çocuklar montunu, hırkasını bile tek tip giymeli. Bu çocuklar hayatın ne olduğunu anne, baba, yakın akraba çevresine yirmi yaşına kadar naz yaptıktan sonra mı öğrenmeli? Hayata tutunmayı öğrenmelerinin gecikmesinin, ne bize ne kendilerine ne de bu ülkeye bir faydası var.

Yunus Emre KARABULUT

Share this Story
Load More By Karabulut

Facebook Yorumarı

Bunu da okuyabilirsin

Dijital Pazarlamada Kohort Analizi (Cohort)

Cohort kelimesinin malesef dilimizde sözcük olarak tam karşılığı bulunmuyor. ...