Düşünce

Bu insanlar neden Starbucks’ı tercih ediyor?

Bir Starbucks fanı olmadığımı söyleyerek başlayayım. Yazıyı yazmaya karar verme sürecim “Türkiye’de Starbucks mağazalarının diğer ülkelere oranla hızlı artışıyla” ilgili bir soruya verdiğim cevapla başladı. Bu yazıyı yazmamdaki temel amaç yerli kafe veya restoran benzeri markalarımızın, zincirlerimizin yetkililerinden birine rast gelmesi umududur. Yerli markalarımızın daha iyi olmasını can-ı gönülden istiyorum.

Ama bu isteğim yerli markalarımızı eleştirmeyeceğim anlamına gelmez. 🙂

İlgili tweet :

Said Ercan hocamın attığı tweeetten göreceğimiz üzere son yıllarda ülkemizde Starbucks şube sayıları bir hayli arttı.

Bu arada bu tweete yazdığım cevap yüzünden bana: “Starbucks şubesi var kesin” , “Amerikancı bu çocuk” , “Bunlar hep yabancı merakı, yalakalığı” , “Oralara gidip check-in olup hava attığını sananlardan bu da” , “Starbucks’a gidince statü sahibi olduğunu sananlarda bugün” vs. gibi çokça cevap/eleştiri/hakaret geldi.

Burayı geçelim. Yorum yapmayacağım. 🙂

En güncel grafiğe bakacak olursak ülkemizde ciddi bir artış olduğunun doğru olduğunu görüyoruz. Aşağıdaki grafikte özellikle Avrupa ülkelerindeki Starbucks mağaza sayılarını görebilirsiniz.

Avrupa Ülkeleri Starbucks Mağazası Sayıları

Avrupa Ülkeleri Starbucks Mağazası Sayıları

 

Şimdi şube sayısı olayından uzaklaşıp biraz kahve ve kafe olayına girelim.

Neden bir kafeye gideriz?

Çalışmak için, arkadaşlarımızla muhabbet etmek için, bazen dinlenmek için, sevdiğimiz bir içeceği içmek için vs. şeklinde uzatabiliriz. Benzeri sebeplerden herhangi biri için bir kafeye veya benzeri bir yere gitme kararı alırız.

Bu kararı verdikten sonra ilk düşündüğümüz şeyler:

  • Çayı, kahvesi, kahve çeşitleri vs. güzel mi? Lezzetli mi?
  • Mekanın ortamı nasıl, nezih mi, iyi mi, hoş mu, rahat mı?
  • Mevsim yaz ise : kliması olan ya da olan klimayı çalıştıran bir mekan mı?
  • Çalışmak için gidiyorsak: İnterneti var mı? Varsa kullanılabiliyor mu?
  • Çalışanlar nasıl, tavırları, davranışları, sunumları vs.
  • Tüm bunlarla ya da bunlardan bir kaçı ile birlikte fiyatları nasıl?

Evet. Bu ve benzeri soruları da hızla zihnimizden geçirdikten sonra gideceğimiz yerin adını belirler ve yola çıkarız. Şimdi olaya biraz kahve özelinden devam edelim. Malum konu Starbucks 🙂

Öncelikle biz kahve denince aklına ilk Türk Kahvesi gelen insanlarız. Ancak iş hayatı, kafe ve kahve zincirlerinin artması, ikinci nesil kahve deneyiminden sonra şimdilerde üçüncü nesil kahve deneyiminin popüler hale gelmesi gibi bir çok etkenle birlikte farklı kahve içme alışkanlıklarımız gelişti. Farklı kahveler de tercih etmeye başladık. Filtre Kahve, Mocha, Latte, Soğuk Kahve çeşitleri, Espresso vb.

İşte bu noktada eğer olduğumuz şehirde Starbucks varsa çoğunlukla aklımıza bir kıyaslama geliyor. Starbucks’a mı gitsem? Yoksa Mado, Özsüt, Kahve Diyarı, Kahve Dünyası, Kocatepe Kahve Evi, Kahve Durağı vb. bir yere mi gitsem?

Filtre kahve üzerinden gidelim:

Ben size Starbucks kahveleri ve fiyatları hakkında özet bilgiler aktarayım. Bütüne bakarak kararı siz verin. 🙂

  • Starbucks’ın filtre kahvesi ortalama biz lezzettedir. Evet, çok çok iyi, övülecek bir lezzeti yok. Ama berbat değil. Demli. Sıcak.
  • Short, Tall, Grande, Venti olarak  küçükten büyüğe 4 farklı bardak boyutu var.
  • Küçük boy kahve 6,75 TL (hatırladığım) , Küçük bardak 237 ML , 8 Oz.Diğerleri şöyle:

 

Bunu diğer kafeler ve kahve zincirleri de yapıyor diyebilirsiniz. Bir fiyat/performans kıyası yapılabilir.

Şimdi hemen kendimizi ve çevremizi düşünelim. Neyi tercih ediyoruz? Neden tercih ediyoruz? Birçoğumuz deneyimi tercih ediyor. Deneyimle birlikte insanlar kendilerini özel hissettikleri alanları, mekanları tercih ediyorlar. Starbucks’ın kahveden daha iyi yaptığı şey işte bu: deneyim sunmak.

Girişten, ilk personel ile karşılaşmadan, kahve seçiminden, ödeme alanından, üzerinde isminizin yazdığı kahvenizi aldığınız sonuca kadar insanlara kendilerini özel hissettirecek ve aynı zamanda “Starbucks olarak biz bu işi böyle yapıyoruz.” ‘u anlatan bir deneyim sunuyor. Yani starbucks kendi kültürünün en iyi şekilde deneyimlenmesini sağlıyor. Kahvenizi alıp oturdunuz. İnternet ihtiyacınız mı var? Verimli çalışan bir sistem sayesinde bir kez bir starbucks’ta internet kullanıldığında (ücretsiz kayıt ile) diğer tüm şubelerde de internet rahatlıkla kullanılabiliyor. Havanın sıcak olduğu bir yaz günüyse ya da soğuk bir kış günüyse klimalar açık oluyor. Kahvenizi içerken; rahatlıkla dinlenebiliyor, bir şeyler okuyabiliyor ya da önünüzde bilgisayarla çalışabiliyorsunuz. Evet, bir çok masasının çok yakınında priz bulunuyor.

Starbucks için bu kadar yeter. Bu yazdıklarım Starbucks’a övgüler dizmişim, Starbucks fanıymışım gibi gelebilir. Ancak durum gerçekten böyle, gidip tecrübe edebilirsiniz.

Yerli kafe zincirlerimize bakalım:

Eğer o sırada bulunduğum şehirde gerçekten içeceklerinin lezzetinden, mekanın rahatlığından ve bana lazım olan asgari imkanlar varsa (internet, priz, sürekli sipariş alınmayan rahat bir ortam) Starbucks’ı tercih etmem.

Şahsen “aynılaşmaktan” yana değilim. Özellikle yerelde her kafenin, her mekanın kendi kimliğinin olmasını, kendine has bir tarzının olmasını ve tüm bunları kaliteli bir şekilde deneyimlememizi sağlamasını isterim.

Ancak malesef “büyük” yerli kafe zincirlerimize baktığımızda bunu göremiyoruz. İnsanlar yurt dışı meşeili bir kahve zincirini tercih ediyorlar diye hayıflanan, bunun yerli ve milli duygularla bezeyen “temsilciler” gördüm. Evet bence de yerli kafe zincirlerimizi ihraç edemiyorsak bile en azından içerde onları tercih etmeye çalışalım. Ama… Eleştirilen yabancı denilen markayla rekabet etmek zorunda olunduğunun farkında olunmalıdır. Eğer insanlar sizi değil Starbucks’ı tercih ediyorlarsa suç insanların değildir.

  • Siz kendinizi bu yerdiğiniz marka ile kıyaslıyor musunuz?
  • Aynı şekilde bir deneyim ve kalite sunabiliyor musunuz?
  • İnsanların sıcak ya da soğuk bir içecekten ve bir kafe ortamından beklentilerini karşılayabiliyor musunuz?
  • İnsanlara rahat edecekleri, stressiz bir ortam (sık sık gelen bir şey ister misiniz? sorusu stresi) sunabiliyor musunuz?
  • Rakibinizin sattığı ürünlerde iddia ortaya koyuyorsunuz. (Filtre Kahve, Latte, Mocha) Bu ürünlerde gerçekten rakibinizden önde misiniz? Hem tadım, hem sunum hem de fiyat olarak kendinizi kıyasladınız mı?
  • Neden mağazalarınızın, şubelerinizin -haydi hepsi olmasın- %90’ın da internet sorunu yaşanıyor? Hatta bazen -benzer durumu ben de yaşamıştım.- çalışanlarınız internet kullanımına sınır getiriyor.  (Buğra Ayan’ın yaşadığı durumu anlattığı ilgili yazısını tıklayarak okuyabilirsiniz.)
  • Mesela neden mağazalarınızda ısrarla sıcak yaz günlerinde klimaları çalıştırmaktan çekiniyorsunuz? Acaba halk otobüsleri (birçoğu) şoförleri ile bir bağlantınız mı var?
Sevgili yerli ve milli kafe zincirlerimiz, değerli markalarımız… Bu ve benzeri sizin kıymetinizi insanımızın gözünde koruyacak ve arttıracak hamleleri, hizmetleri sunmak konusunda lütfen elinizi korkak alıştırmayın. Günün sonunda kazanan siz olacaksınız.


NOT: Bu yazı bir Starbucks şubesinde yazılmamıştır.

Share this Story
  • Düşünce

    Bu insanlar neden Starbucks’ı tercih ediyor?

    Bir Starbucks fanı olmadığımı söyleyerek başlayayım. Yazıyı yazmaya karar verme sürecim “Türkiye’de Starbucks mağazalarının diğer ülkelere oranla hızlı artışıyla” ilgili bir ...
Load More Related Articles

Facebook Comments

Bir Yorum


  1. Kemal

    04/19/2019 at 07:16

    Para tuzağından başka bir şey değil gerçekten. Herhalde macbook ile o havalı koltuklarda oturup bir kahveye dünyanın parasını vermek insanları mutlu hissettiriyor.

    Reply

Eleştiriyi Cevapla Kemal Eleştiri İptal

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Hakkımda


2010 yılından bu yana blog yazıyorum.


Dijital İş Geliştirme, Dijital Pazarlama, Medya ve Algı Yönetimi, İnternet Reklamcılığı, Web Geliştirme üzerine profesyonel olarak çalışmalar yürütüyorum.


Teknovol 'de kurucu ve yönetici olarak profesyonel iş hayatına devam ediyorum. İnterneti severek ve internetin daha güzel bir alan olmasına yönelik olarak seçici davranarak, yalnız maddi kaygı değil değer ve anlam katmayı da düşünerek güzel işler yapıyoruz.