Karabulut’un not defteri

Zamanın bereketlenmesi

Zamanın BereketiSon birkaç aydır zamanımın eskiye nazaran daha kıymetli, daha değerli ve dolu geçtiğini fark ediyorum. Biraz tavanı seyredip sonra biraz da camdan dışarı bakıp zaman hakkında düşününce zamanın Allah ‘ın bize bir emaneti olduğunu anlayabilirsiniz. Çünkü zaman geçiyor. Biz zamanı ne kadar değerlendirirsek zaman da bize o kadar değer katar.

Hepimiz aynı zamanı yaşıyoruz. 7 gün 24 saat. Ama zaman her birimiz için ayrı işliyor. Bazılarımız yükseliyor bazılarımız alçalıyor. Zamanla kimileri değer kazanırken kimileri değer kaybediyor. Birileri için zaman bereketlidir, dolu doludur. Başka birileri için ise zaman ömürden ömür götürür, yaşlandırır. Daha derin düşününce geçip gidenin, harcananın, kirlenenin, ziyan olanın zaman değil insan olduğunu anladım. Çünkü tüm bunların sebebi insandır.  Bu düşünceler içinde Cengiz Aytmatov ‘un kitabı geldi aklıma: Gün olur asra bedel! Gerçekten de öyle değil mi? Bizim zamanı nasıl değerlendirdiğimiz ve nasıl kullandığımız önemlidir. Öyle bir an olur ki yıllara değişmezsiniz. Bir gece bir aydan daha kıymetli gelir. Bazen bir gün bin yıla değer. Öyle bir yıl geçer ki sanki göz açıp kapamış kadar kısa gelir, bir andan ibaret kalır. Devamını Oku

Düşünce
Karabulut.co Çekiliş Hediye

Merhaba değerli okurlarım. Bundan 3 yıl önce bugün yani 10 Şubat 2010 ‘da emrekarabulut.net ile başladığım blog yazarlığına bildiğiniz üzere altı aydır karabulut.co ile devam ediyorum. Blog yazarlığında 3. yılın anısına bir yarışma ile Size Özel Baskılı Kupa çekilişi düzenliyoruz. 5 şanslı kişiye bir yüzünde karabulut blog logosunun olduğu diğer yüzünde ise kendi istediğiniz isim, resim, söz vb. olduğu kupa hediye edeceğiz.

sizeozelbaski.com işbirliği ile düzenleyeceğimiz yarışmamızdan biraz bahsedelim. (daha&helliip;)

Farklı meslekleri izlemek, gözlemlemek..

ZanaatkarlarMerhaba değerli okurlarım. Çevremi, insanları uzun uzun gözlemleyen biriyim. Hep merak ederim. İlgilendiğim ve söz sahibi olmak istediğim alan olan güvenlik alanını da düşünürsek, biraz paronaya var sanırım. Benimle aynı sektörde, aynı alanlarda olan insanları takip etmeyi severim; bilgilerinden, tecrübelerinden faydalanmak isterim. Ancak tamamen farklı, hayatın bambaşka bir yerinde, çok farklı bir meşguliyeti olan, birbirinden farklı meslekleri icra eden insanları çok merak ederim. Aktif bir çevre içinde olsam da, yaşıtlarım arasında çok farklı alanlarda kendini geliştiren arkadaşlarım olsa da; bu başka birşey. Çok farklı mesleklerde, zanaatlarda usta olmuş ve tecrübe edinmiş insanlardan bahsediyorum. Fırsatını bulup böyle birine denk geldiğimde, iş başındaysa eğer, hiç dokunmam. Konuşmam ! Sessizce çalışmasını izlerim.

Mesela bu konuda terziler açısından pek şanslı değiliz. Terziye gideriz, elimizdeki giysi, kumaş her neyse ne yapılmasını istediğimizi söyler; sonra ondan bir saat alır ve çıkarız. Bir kaç kez gittiğimde aklıma şu soru geldi : Acaba bizim terziler işlerini yaparken bedenleri burada ama kafaları Milano, Paris ‘te filan mı ? diye. Olabilir. Bigisayar başında çalışanlar ile terzilerin ortak bir yönü : Her ikiside dinlenmek istediklerinde ayağa kalkarlar. Birçok meslek grbuna aykırı davranış biçimidir. Genel olan dinlenmek için oturulması gerektiğidir. Devamını Oku

Güvenlik ve İnsan

Güvenlik-İnsanGüvenlik; hayatımızda iki faktör olarak yer alıyor. Gerçekten güvende olmamız ya da güvende hissetmemiz. Gerçeklik ve his ! Bu yüzden gerçekte güvende olmadığımız halde güvendeymiş gibi hissedebiliriz. Gerçekten güvende olduğumuzda zaten güvende de hissederiz. Ancak tersi durumda yani güvende hissediyorsak fakat gerçekte güvende değilsek ? Sosyal Mühendislik sanatının doğuşuna bu karışıklık sebep olmuştur. Güvende olabilmek ve güvende hissetmek için bedeller öderiz. Bu bedeller bazen maddi bazen manevi olabilirler. Bilgisayarımıza şifre koymamız özel verilerimizin güvenliğini sağlamak için aldığımız kişisel bir karardır. Bunun bedeli biraz yetenek ve zamandır. Basit ve küçük bir örnek olabilir. Daha geniş düşündüğümüzde ülkelerin kendi çıkarları açısından aldıkları kararları ele alabiliriz. Bu kararlar ile ödenen bedeller para, zaman, yetenek, halkının çıkarlarına olumsuz bir yansıması, gelecekte devletini riske atabilecek olması vb. olabilir. Kendi güvenliğimiz ya da sevdiklerimizin güvenliği, evimizin, arabamızın güvenliği adına hep birşeyler yaparız, alırız ya da veririz. Sonunda ise düşünürüz: “Acaba ödediğim bedel buna değdi mi? ” . Devamını Oku

Motivasyonu sağlamak

MotivasyonKişisel motivasyonumuzu sağlamak hepimizin kendi içinde kavgasını verdiği en önemli konulardan biridir. Sürekli kendi kendimize yöntemler, teknikler geliştiririz deneriz ya da iç konuşmalarla kendimizi gazlamaya çalışırız. Her insan için motivasyon değişkenlik gösteriyor. Herbirimiz farklı şekillerde motive oluyoruz. Belki hırslandığımızda, üzerimizde bir baskı olduğunda, hatta bazılarına biraz küfrettiğinizde işlerini daha iyi yaptıklarını ve daha fazla yoğunlaştıklarını görebilirsiniz. Evet. Motivasyon başarılı olabilmek için başlı başına bir güçtür.  -Motivasyon, Latince’de hareket etme anlamına gelen mot kökünden türetilmiş bir kelimeymiş.-  Buradan yola çıkarsak motivasyonumuzu kaybettiğimiz anlarda durup kara kara düşünmek yerine o anda harekete geçmemiz gerektiğini çıkarabiliriz. Latinceden gelme kelime dedik ya efendim, bizde ki asıl anlamı “güdü” dür.

Kendimizi neyin tetiklediğini, nasıl tetikleyeceğimizi keşfetmekte ayrı bir zorluk oluyor. “Bilmem kaç yıldır bu ruh bu bedende yaşıyor, bi zahmet artık onu da bilelim.” diyebilirsiniz. Kendimizde istekle, hevesle çalışma isteği uyandırabilen şeyler neler, ne yapınca geliyor ? Nerden, kimden geliyor ? , … ? , vs. Devamını Oku