Düşünce

Neden gönüllü olarak staj yapmalısınız?

Uzun bir aradan sonra yeniden blog yazmaya başlıyorum. Hoşgeldiniz. 🙂

Lise yıllarımdan üniversite son sınıfa kadar birçok şirkette, çeşitli konum ve işlerde stajlar yaptım. Üniversitenin son döneminde kendi şirketimi kurdum. O zamandan bugüne şirketimizde (Teknovol) onlarca öğrenci arkadaşımız staj yaptı. Bu stajlar yazılım, grafik tasarım, iletişim, reklam ve tanıtım ağırlıklı olarak gerçekleşti. Beş yıla yakın bu süreç içinde birçok farklı öğrenci arkadaşla birlikte iş yaptık, staj sürecini birlikte geçirdik. Her biriyle farklı süreçler, farklı tecrübeler yaşadık. Olumlu veya olumsuz süreçler geçirdik. Güzel ve kalıcı arkadaşlıklar geliştirdik. Kimi zamanda staj sonrası bir daha haber alamadık.

Staj kelime anlamı olarak “herhangi bir mesleği edinecek kimsenin geçirdiği uygulamalı öğrenme dönemi” olarak tanımlanıyor. Ya da “bir kimsenin meslek bilgisini daha da artırmak, becerisini daha da geliştirmek için, bir kurumun, kuruluşun değişik bölümlerinde çalışarak geçirdiği dönem” olarak tanımlanıyor.

Bu tanımları tekrar okuduğumda M. Jackson’un olayı özetleyen şu sözünü hatırladım.

Dünyadaki en iyi eğitim, ustalar çalışırken izlemektir.

Ülkemizde genel olarak maalesef ancak üniversite yıllarında staj/stajyerlik ile tanışıyoruz. Hepimizin malumu olduğu üzere üniversite yılları büyük çoğunluğumuzun gelecek yıllarını hatta hayatının geri kalanını da etkileyen bir öneme sahip olabiliyor. -İstisnalar itiraz etti- Mühendislik fakülteleri ve bölümleri hakkında üniversitelere bakacak olursak genel olarak yeterli pratik öğretimin ve sektöre, piyasaya dönük bir ön hazırlığın yeterli derecede verilemediğini görüyoruz. Hatta yaşadık. Durum böyle olunca üniversite yılları içinde kişisel çabalarla iş hayatına hazırlanmak çok önemli bir hale geliyor. Genel anlamda üniversitelerde verilen öğretim içeriğinin güncel ile örtüşmediğini, teknolojinin hızını yakalayamadığını da düşünürsek; üniversiteden çıkıldığında ciddi bir hazırlıksız yakalanma durumuyla karşı karşıya kalınıyor.

Tüm bu handikapları ele aldığımızda geriye bir tek çaremiz kalıyor. Öğrenmeyi öğrenmek ve kendimizi geliştirmeyi başarmak.

Varolabilmek için gelişmek zorundasınız ve geliştikçe daha etkili var olabilirsiniz.

Üstün Dökmen

Üniversite yıllarında olduğu kadar boş zaman ve rahatlık iş hayatına atıldıktan sonra mümkün olmuyor. Daha kısıtlı, daha meşgul, daha fazla sorumluluk, daha fazla iş, para kazanma endişesi… Üniversitede geçirilen zaman; gezmek, eğlenmek, arkadaşlıklar kurmak kadar -bunlar elbette olmalı- kendimizi geliştirmek, öğrenmek ve hayata hazırlanmak içinde çok önemli bir yere sahip.

İşte tam bu noktada devreye staj yapmak giriyor. Üniversite bölümlerinin zorunlu staj uygulamalarından, halk dilinde naylon diye tabir edilen staj türünden bahsetmiyorum. Gerçekten gönüllü olarak, öğrenmek için, gelişmek için yapılan; tam anlamıyla çıraklıktan bahsediyorum. Bizim nesil için usta çırak ilişkisi başlıklı eski bir yazımı da okuyabilirsiniz.

Gönüllü olarak bir kurumda, bir girişim ekibinde staj yapmak size aklınıza gelmeyecek, yazmakla bitiremeyeceğim kadar çok şey katacaktır. Her günü ayrı bir tecrübe olarak hayatınızda ilerde gülümseyerek anacağınız önemli bir yere sahip olacaktır.

Staj yapmak derken sadece “benim alanım bu” diyerek bazen alan dışı işlerle uğraşmak zorunda kalındığında burun kıvrılarak yapılan stajı ya da bu tip stajyerleri kastetmiyorum. Kendi alanınızı, uzmanlaşmak istediğiniz konuyu, daha iyi ve mutlu şekilde nasıl çalışabileceğinizi öğrenmek bazen istemediğiniz, sevmediğiniz işleri yapmaktan geçiyor. Bunlara katlanmaktan, süreçleri öğrenmekten ve deneyim kazanmaktan geçiyor. Bu sayede kendinizi daha iyi tanıyor ve kariyerinizle ilgili daha doğru kararlar alabiliyorsunuz. Ayrıca sosyal medya profillerinizde “Intern … ” yazması öğrencilik dönemi için bence gayet havalı. 🙂

Okul dönemi içinde, yaz tatilleri içinde, yarı zamanlı olarak vs. bir şekilde üniversite yılları içinde çokça staj yapmak size hiç bir şey kaybettirmez. Aksine paha biçilemez deneyimler kazandırır.

Bir de tabii beklentiler var. Hem stajyer adayının kurumdan/şirketten beklentileri hem de şirketin stajyerden beklentilerinden bahsediyorum. Öncelikle son dönemde çok komik, aynı zamanda sinir bozucu staj başvurularına ve görüşmelerine maruz kalıyorum.

Bir stajyer adayıyla yaşadığım diyalog;

A: Merhaba, staj başvurusu için gelmiştim.
Ben: Tabii… Bölümünüz nedir? Nelerle uğraşıyorsunuz? Hangi alanda kendinizi geliştirmek istiyorsunuz vs…?
A: Stajyerlere ne kadar maaş veriyorsunuz?
Ben: ??? !!! …

Sanırım bu diyalog durumu özetlemiştir.

Arkadaşlar bir şirket eğer birine ödeme yapıyorsa o kişi o şirkete kazandırmalıdır. Şirketler bunu bekler ve ister. Siz hiç bir iş tecrübeniz yokken, amacınız iş öğrenmek ve sizin içinde gerekli olan tecrübeyi edinmek iken ilk sorularınızdan biri “maaş/ödeme” olursa, kaybedersiniz.

Elbette stajyer için iş süreçlerine alışıp, biraz işlerin içine daldıktan sonra ve kendini gösterdikten sonra bunu beklemek ve istemek hakkıdır. Ancak daha baştan böyle bir beklentiye girme lüksü bulunduğunu düşünmüyorum. “Gönüllü stajyerlik” derken kastettiğim şey sömürülmek, ezilmek değil… Gönüllük olarak staj yapmak; süreçlere dahil olmak, çeşitli görevlerde ve projelerde yer alarak iş hayatında kişinin kendini tanıması ve hazırlanmasıdır. Bu süreçte başlangıçta maddi bir beklentiye girilmemesi isabetli olacaktır. Zaman içinde gerçekten şevkle çalışan, öğrenmek isteyen, süreçlere dahil olan stajyerler -eğer vicdansız, aptal bir yönetici değilse- yöneticileri tarafından hem maddi hem manevi olarak takdir edilecek ve çalışma sürecine geçebilecektir.

Kendi şirketimiz adına konuşacak olursam: Biz stajyer aldığımızda gerçekten o arkadaşa faydalı olmak amacıyla alıyoruz. Arkadaşında ekibimizin bir parçası olması, iş süreçlerine dahil olması ve öğrenmesi için çeşitli programlar uyguluyoruz. Standart bir başlangıç eğitim programından geçiriyoruz. Arkasından dokümanlarla destekliyor, okuma önerileriyle devamlılık sağlamasını istiyoruz. Ekip içi haberleşme, görevlendirme alanlarımıza dahil ederek; bu süreçleri ve yardımcı araçları da öğrenmesini sağlıyoruz.

Şirketler ileriye yönelik olarak düşünerek stajyer alımı yaptıklarında karşı tarafta öğrenme isteği, biraz atılganlık ve heyecan görmek isterler.

Son olarak; çalışılan, staj yapılan kurumdan ayrılırken kapıyı çarpmamaya dikkat etmek gerekiyor. Sektör içinde her an daha önce küs ya da kötü bir şekilde yolların ayrıldığı kişilerle yüz yüze gelmek mümkün olabiliyor. Ayrıca tekrar aynı iş yerine dönmek söz konusu olabiliyor. Bu yüzden tatlı tatlı ayrılmakta, geride güzel hatıralar bırakmakta ve kalıcı arkadaşlıklar kurmakta fayda var.

Gönüllü stajyerlikten bahsetmişken şu an üniversite tercihi sürecinde olan arkadaşlara gelecek hayatlarında başarılar diliyorum. Staj yapmayı ihmal etmeyin. 🙂

Share this Story
  • Düşünce

    Neden gönüllü olarak staj yapmalısınız?

    Uzun bir aradan sonra yeniden blog yazmaya başlıyorum. Hoşgeldiniz. 🙂 Lise yıllarımdan üniversite son sınıfa kadar birçok şirkette, çeşitli konum ve işlerde ...
Load More Related Articles

Facebook Comments

Bir eleştiri yaz

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Hakkımda


2010 yılından bu yana blog yazıyorum.


Dijital İş Geliştirme, Dijital Pazarlama, Medya ve Algı Yönetimi, İnternet Reklamcılığı, Web Geliştirme üzerine profesyonel olarak çalışmalar yürütüyorum.


Teknovol 'de kurucu ve yönetici olarak profesyonel iş hayatına devam ediyorum. İnterneti severek ve internetin daha güzel bir alan olmasına yönelik olarak seçici davranarak, yalnız maddi kaygı değil değer ve anlam katmayı da düşünerek güzel işler yapıyoruz.