SEO Teknikleri
2015’te Artık Olmasın Dediğimiz SEO Dedikoduları

2015’te Artık Olmasın Dediğimiz SEO Dedikoduları

SEO uzmanları için 2014 hem güzel gelişmelerle dolu hem de zor bir yıl oldu diyebiliriz. Güzel bir yıl oldu çünkü: Arama motorları algoritmalarında birçok iyi güncelleme ve geliştirmeye imza attılar. Zor bir yıldı diyebiliriz çünkü: Yine arama motorları birbirinden yeni ve karmaşık algoritmaları ile uzmanların zorlanmalarına, şirketlerinse zaman kaybetmelerine neden oldu. Google ‘ın Panda, Peguen, Pigeon ve Türkiye‘ye özel Payday Loan 2.0 güncellemesini düşünürsek zorlanmakta haklıyız.

Ve yeni yıla girdik. İlk bir buçuk ayı geride bıraktık. SEO konuşmaları, tartışmaları,2015 ‘de SEO sektörünü nelerin beklediği gibi bir dolu tartışma yaşandı. Yazılar, makaleler yazıldı, tweetler atıldı.

Ancak uzmanlar tarafından en çok söylenen ve arzulanan şey her zaman kulaktan kulağa, blogdan bloğa yayılan yanlış SEO söylentilerinin, dedikodularının son bulması oldu.

İşte bu dedikodular:

  1. SEO Durağan, standart bir çalışmadır.

Kesinlikle yanlış. Satış süreçlerinde SEO Uzmanlarının en çok rahatsız olduğu durumlardan biri: Bazen müşterilerin SEO ‘ya “iki tık” ile yapılan iş muamelesi yapmasıdır. Ancak SEO her marka, iş ve sektör için özel olarak stratejilerin, yöntemlerin belirlendiği, sayısal veriler ile ölçümlemelerin görüldüğü ciddi bir disiplin gerektiren, çalışmaların bütünüdür.

Maalesef ülkemizde SEO sektörü bilen bilmeyen herkesin yaptığı, bilgisi olmadan fikir üreten birçok insanın olduğu bir sektör durumunda bulunuyor. Böyle olunca da müşteri gözünden bakınca SEO Uzmanlarının yaptığı iş basite alınabiliyor. Sosyal medyanın da birçok alanda yanıltıcı etkisiyle sayısal verilere dayanmayan, uzun vadede fayda değil zarar getirecek olan basit usullerle ve yöntemlerle gerçekleştirilen, markanın prestijini düşünmeyen SEO çalışmaları yapılmakta, yaptırılmakta ve bu çalışmalardan doğan zararları kapatmak yine işinin ehli SEO Uzmanlarına ve ekiplerine düşmektedir.

2. SEO ucuzdur.

Maalesef SEO ucuz bir çalışma değildir. 1993 ‘ten bu yana internet reklamcılığı sektörü büyüyor. Organik tarafta hedef kitlesine ulaşmak isteyen markalar, şirketler reklamların yanı sıra SEO ile organik arama sonuçlarında üst sıralarda konumlanmak istiyorlar. Her geçen gün yeni bir girişimin internet dünyasına ve dolayısıyla kullanıcılara merhaba dediği yoğun bir rekabetin içinde her gün titiz bir çalışma ve disiplin gerektiren çalışmaların ucuz olmasını beklemek gerçekçi bir yaklaşım değildir.

Bir SEO çalışması sadece sayfa başlıklarını düzenlemekten, açıklamaları oluşturmaktan ya da bağlantıları güçlendirmekten ibaret değildir. Birkaç yıl önce bu kadarıyla başarılı olmak mümkün oluyordu. Ancak artık arama motorları daha da akıllandı, güçlü algoritmalar geliştirildi ve geliştirilmeye devam ediyor. Bu yüzden eski yöntemlerle ya da sürekli aynı yollarla başarılı olmak mümkün değil.

Unutmamakta fayda var: “Ucuz etin yahnisi olmaz.” İyi ve kaliteli bir hizmeti ya da ürünü ucuza almayı daha doğrusu hakkından ucuza almayı ya da yaptırmayı düşünmekten vazgeçilmesi gerekiyor.

3. “Analiz ve raporlama işin süslemesidir. Ne var sanki rapor hazırlamakta.”

Yapmayın, etmeyin, böyle demeyin. Bir girişim, bir e-ticaret sayfası, bir şirketin kurumsal çözümleri ya da bir markanın yeni projesi için SEO çalışmalarına başlamadan önce hakkını vererek, tüm sayısal veriler, sektörel araştırmalar, istatistikler, anket sonuçları, sektörün yıllık değişkenleri, bütçeler, internet üzerinde sektöre yönelik aramalar, kampanyanlar, reklamlar vb. aklınıza gelebilecek her şey araştırılır. Üzerine düşünülür, saatlerce kafa yorulur. Ve böylece SEO stratejisi için ilk adım atılmış olur. Anlatırken bile zor. Kötü bir analiz, kötü bir denetim daha en baştan çalışmanın yönünü yanlış belirleyecektir. Sonuçta da başarı oranı düşecektir.

Rapor demiştik. SEO projelendirmesi sırasında dönemlik olarak bu iki haftada bir ya da ayda bir olabilir, müşteriye “raporlar” hazırlanır. Genellikle tek bir doküman olarak gönderilir. Ancak aslında çok yönlü, birçok araç ile verilerin incelendiği, ilerlemenin, gerilemenin, inmenin, çıkmanın sebeplerinin, sonuçlarının araştırılıp, sayısal olarak her şeyin kanıtlandığı bir raporu hazırlamak sanıldığının aksine kolay değil, zordur. Tabii ki burada ana faktör işinin hakkını vererek yapan bir SEO Uzmanı ya da ekibinin olmasıdır. İki dk ‘da hazırlanmış, sadece Webmaster Tools ve Analytics üzerinden export edilmiş raporlardan bahsetmiyorum.

4. Backlink, backlink, backlink!

Evet, özellikle ülkemizde yerlere düşmüş bir kavram olan “backlink almaktan” biraz bahsedelim. Zannedildiğinin aksine SEO ‘da her şey backlink demek değildir. Yine bazen tersinin de söylendiğinin, yani backlink gereksiz de değildir. Her koşulda içeriğinizin dışardan gelen bağlantılara, desteklere ihtiyacı vardır. Ancak burada önemli nokta bu çalışmanın doğru ellerde olması ve doğru şekilde yapılmasıdır. Google hala sitenize gelen bağlantıları sayıyor. Haliyle backlink dediğimiz link alma olayı faydasız değil ancak, eski de kalan yöntem ve tekniklerle yapılan çalışmalar sitenize gelen linkleri faydasız, etkisiz hale getirebilir.

Link satıl almak kötüdür. Evet. Ancak uygun, iyi konumlandırılmış şekilde link edinmek, doğal yollardan link edinmek oldukça faydalıdır. Bağlantı edinirken dikkat edilmesi gereken sahte yöntemlerle, geçici çalışmalarla bağlantı edinip yüksek trafik ya da satış gerçekleştirmek olmamalıdır. “İyi içerik”, “faydalı içerik” ile doğru konumlanmış, doğru hedefe hitap eden bağlantı edinme eğiliminde olunmalıdır.

5. Pozisyon trafiğe etki etmiyor. / Üst sıra her şeyden önemlidir.

Yukarıda yan yana verdiğim ikin cümlenin aslında birbirinden bir farkı yok.
İkisi de aynı derecede yanlış.

Öncelikle siteye gelen trafik iyi ve doğru analiz edilmeli aynı şekilde iyi ve doğru olarak raporlanmalıdır. (Bkz. 3. Madde) Çünkü sitenize gelen trafiğin kaynaklarını bilmediğinizde sıralama artışı ya da sıralama düşüşünün trafiğinize ne derecede etki ettiğini anlayamayacaksınız. Ya da yanlış yorumlama ve çıkarımlara sebep olacaktır.

Örnek verecek olursak tüm trafik kaynaklarınız göz önüne alındığından sitenizin hedef bir anahtar kelimede dokuzuncu sıradayken aldığı trafik ile on dördüncü sıradayken aldığı trafik nedir, ya da beşinci sıraya yükseldiğinde trafik ne kadar arttı? Bu gözlem ve değerlendirme stratejiniz üzerinde daha doğru hedefler belirlemenize ve doğru yolda olup olmadığınızı değerlendirmenize olanak verecektir.

Bir de unutmadan söyleyeyim: SEO ölmedi. Yaşıyor ve gün geçtikçe büyüyor.

Share this Story
Load More By Karabulut

Facebook Yorumarı

Bir Yorum Yaz

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Bunu da okuyabilirsin

Dijital Pazarlamada Kohort Analizi (Cohort)

Cohort kelimesinin malesef dilimizde sözcük olarak tam karşılığı bulunmuyor. ...