Farklı meslekleri izlemek, gözlemlemek..

Farklı meslekleri izlemek, gözlemlemek..

ZanaatkarlarMerhaba değerli okurlarım. Çevremi, insanları uzun uzun gözlemleyen biriyim. Hep merak ederim. İlgilendiğim ve söz sahibi olmak istediğim alan olan güvenlik alanını da düşünürsek, biraz paronaya var sanırım. Benimle aynı sektörde, aynı alanlarda olan insanları takip etmeyi severim; bilgilerinden, tecrübelerinden faydalanmak isterim. Ancak tamamen farklı, hayatın bambaşka bir yerinde, çok farklı bir meşguliyeti olan, birbirinden farklı meslekleri icra eden insanları çok merak ederim. Aktif bir çevre içinde olsam da, yaşıtlarım arasında çok farklı alanlarda kendini geliştiren arkadaşlarım olsa da; bu başka birşey. Çok farklı mesleklerde, zanaatlarda usta olmuş ve tecrübe edinmiş insanlardan bahsediyorum. Fırsatını bulup böyle birine denk geldiğimde, iş başındaysa eğer, hiç dokunmam. Konuşmam ! Sessizce çalışmasını izlerim.

Mesela bu konuda terziler açısından pek şanslı değiliz. Terziye gideriz, elimizdeki giysi, kumaş her neyse ne yapılmasını istediğimizi söyler; sonra ondan bir saat alır ve çıkarız. Bir kaç kez gittiğimde aklıma şu soru geldi : Acaba bizim terziler işlerini yaparken bedenleri burada ama kafaları Milano, Paris ‘te filan mı ? diye. Olabilir. Bigisayar başında çalışanlar ile terzilerin ortak bir yönü : Her ikiside dinlenmek istediklerinde ayağa kalkarlar. Birçok meslek grbuna aykırı davranış biçimidir. Genel olan dinlenmek için oturulması gerektiğidir. Devamını oku

2012 Ocak’tan 2013 kucağına

2012 Ocak’tan 2013 kucağına

Karabulut2012 ‘den bu tarafa geçmeden önce kısa bir özet… Hazırlık yılı ile birlikte bu yıl üniversitedeki ( SDÜ ) dördüncü yılım oluyor. Geldiğim ilk yıldan bu yana üniversite içinde hemen her yönden aktif ve hareketli oldum. Meslek Lisesi Bilişim Teknolojileri / Ağ İşletmenliğinden üniversiteye geldiğimde ilk olarak hazırlığa başladık. O yıl boyunca bilgisayar ve bilişime çok zaman harcamadım. O ara yeni hevesim ve hala içimde bir parça olan fotoğraf çekmek hobisini edindim ve üniversitede o yıl boyunca Fotoğraf Kulübü Yönetim Kurulu ‘nda yer aldım. Çok güzel, eğlence ve macera dolu bir yıl oldu. Yeri geldi 50 Km ‘lik bisiklet turu düzenleyip geceyi ormanda geçirdik, yeri geldi aldık sırtımıza çantamızı otostop çekip gittik bir yerlere, kimi zamanda sıkıldık deyip vurduk kendimizi yollara. Ve hazırlık yılının ikinci dönemi ingilizce bir yazı ile blog yazmaya başladım. –Blogumun şimdiye kadar olan dökümüne arşiv sayfasından bakabilirsiniz.-

Bölüme geçince herşey bir anda değişti. Birinci sınıfta tekrar bilişim teknolojilerine yöneldim, fotoğraf  kulübünden ayrıldım ve kendimi ağ ve güvenlik bir yandan da blog yazmamın getirdiği bir gereklilik gibi düşünerek seo ve sosyal medya konularına kaptırdım. Kampüs içinde en asosyal olduğum yıl da böylece geçip gitti. Birşeyi kesin anlamıştım ; bölümüm öğretmenlikti (Bilgisayar Sistemleri Öğretmenliği) ancak ülkemin içinde bulunduğu ve benimsediği öğretmen ve öğrenci anlayışı bana göre değildi.

İkinci sınıfa geldiğimde yani 2011 ‘in sonlarında (yazı henüz yeni başlıyor) Yazılım Kulübü   ile tanıştım. Artık kendi alanımda kampüs içinde etkin rol oynamak istiyordum ve başkan yardımcısı olarak göreve başladım. Fotoğraf çekmeyi iyice azaltmıştım ara sıra masa tenisi oynuyordum ve dersleride çok önemsemiyordum, zamanımın çoğu part time işime ve kulüp için çalışmalara gidiyordu. Neyseki emeklerimiz sonuç veriyordu ve üniversitemizde en aktif sekiz kulüpten biri olmayı başarmıştık. Ekip olarak çok çalışkan ve hızlı bir ikinci dönem geçirdik (Ekim 2011 – Mayıs 2012) . Üniversitemizde ilkleri yapıyor ve durmadan koşturuyorduk. Üniversitemizin 20. Yılı’na özel olarak Özgür AKIN ‘ı konuk ettik, Yazılım Zirvesi I ‘i gerçekleştirdik, Oyun Programlama, Ankara Oracle yetkililieri…  Tüm bir dönem böylece bitti. (Ekşi) Devamını oku

Dijital İçeriğin Sunumu

Dijital İçeriğin Sunumu

Dijital İçeriğin Sunumu

Geçen hafta Dijital İçeriğin Üretimi konusunda TTNET YDYED eğitimleri sonrasında edindiğim bilgileri ve kendi yorumlarımı paylaşmıştım. Sonra araya Google Drive girdi ve biraz ondan bahsettim. Şimdi kaldığımız yerden devam edelim. Bu yazıda Dijital İçeriğin Sunumu hakkında edindiğim bilgileri kendimce yorumlayarak paylaşacağım. Kalitesi yüksek her dijital içeriğin arkasında, fikir aşamasında bir değer yatar. İçeriğinizin sunumunun etkili olabilmesi için bu şart. Yani içeriniz ve siz Bir Değer üretmelisiniz ve bu değeri sunmalısınız.Dijital İçeriğin Sunumu diyerek başladığımızda bunun arkasında reklamlar, içeriğinizin görünümü, altyapısı, fonksiyonları vs.. bunların hepsi içeriğin sunumuna dahildir. Ayrı gibi  düşünmek içerik üretimi ve sunumu aşamalarında sorunlara ve hatalara neden olabilir. Devamını oku

Dijital İçeriğin Üretimi

Dijital İçeriğin Üretimi

Dijital İçerik ÜretimiÖnceki yazımda TTNET YDYED Eskişehir eğitimlerine hak kazanıp katıldığımdan bahsetmiştim. Yazı sonunda eğitimdeki üç ana başlık konusunda yazacağımı belirtmiştim. Bu başlıkların ilki Dijital İçeriğin Üretimi. Eğitimler sırasında bu konuda bize Ulvi Yaman destek oldu. Konu hakkında uzman değilim ancak dinlediğim anladığım kadarını birazda yorum katarak sizlere aktarmaya çalışacağım. Önemli ve günümüzün etkin başlıkları olduğundan, geleceği yönlendiren akımların bu başlıkları hatm etmiş insanlar tarafından oluşturulduğunu bildiğimden yazmak istedim. Dijital İçeriğin Üretimi dediğimizde beynimizde çok geniş yelpaze açılıveriyor. Burada e-kitap, video haber, fragman, görsel eğitimler, e-ticaret, yaratıcı reklamlar vs… uzatabiliriz bunları.  Dijital içerik üretiminde eğer para kazanmak amaçlı yapıyorsak içeriğimiz müşteriye göre şekillenmelidir. Yani içeriğiniz müşteriyi kendine çekmelidir. Müşteri odaklı bir içerik hazırladığınızda ürününüzü pazarlamanız ve yaygınlaştırmanız hızlanacaktır. Müşterinizin yada potansiyel müşterilerinizin ihtiyaçlarına, problemlerine yönelik, kolay ulaşabilecekleri, çabuk anlayıp kavrayabilecekleri zengin bir içerik oluşturmalısınız. Devamını oku

Bir sosyal mühendis nasıl bakar ?

Bir sosyal mühendis nasıl bakar ?

Sosyal MühendisBir sosyal mühendis ne yan bakar, ne dik bakar. Karşısındaki insanın ne dost diyerek başına nede düşman diyerek ayağına bakar. Bunların arasında kalan ince bir çizgide bakar ki almak istediğini alabilsin ve hedefine ulaşabilsin. Sosyal Mühendis amaçları doğrultusunda hareket ederken
tanıştığı insanların hemen hepsini aynı mesafede yakın tutar kendine ve samimiyetini buna göre ayarlar. Zor bir hedef üzerinde çalışıyorsa süreç uzun olacağından bu ilişkilerini kesmemesi adına bakış açısı hep hedefine giden yolda bilgi edineceği insanların ayrıntılı özelliklerindedir. Çünkü insanların hoşuna gidecek bir şey yapacaksa, bunun onların hoşlandığı küçük detaylarda yattığını bilir.

Bunlar bazen çok küçük önemsiz görünen bazense gizli kalmış detayların ortaya çıkarılmasıyla sosyal mühendisin işine yarar. Örnek verecek olursak, bir kıza kıyafetinin yakıştığını söylemek, o gün sürdüğü ojenin renginden hoşlandığını ya da dünden farklı bir küpe taktığında bunun farkına varmak diyebiliriz. Ciddiyetinden ödün vermeden ama esprili tarafını da insanlardan saklamadan ilerlemektedir sosyal mühendis. Bazen bir arkadaşının esprisini kullanarak ona atıfta bulunur ve sempatisini kazanır, bazense yaptığı işlere arkadaşlarını da dahil ederek yükünü hafifletir ve aynı zamanda dostluk ilişkilerini güçlendirir. Gücünü yakınındakilerin yararına kullanmaktan kaçınmaz. Sorumluluk almaktan kaçmaz, hırsı sorumluklarını yerine getirmesinin en iyi tetikleyicisidir. Bazen kendisi lider konumundadır ve çevresini yönlendirir ama yeri geldiğinde bir liderin arkasında durmaktan destek olmaktan korkmaz. Devamını oku